- 21:28 AYBASTI MESUDİYE'Yİ KURTARDI
- 21:25 Bakan yardımcısıda izledi
- 21:15 ''YÖNETMELİK SİL BAŞTAN''
- 21:12 Başkanlar Toplandı
- 21:05 FATSA'DA ORMAN YANGINI
- 20:55 56 ilacı geri ödeme listesine girdi
- 18:52 Altınordu’da İkinci Kent Lokantası Geliyor
- 18:51 “PARKTA GÜZEL BİR GÜN” Prömiyerini Yaptı
- 18:43 OSKİ ve Belediye Yetkilileri ile İstişare Toplantısı Gerçekleştirdi
- 18:41 Tanyeli’den Kötü Haber
- 18:40 Ordu Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Toplantısını Gerçekleştirdi
- 18:33 Başkan Gürsoy’dan Aday Belirleme Süreci İçin Davet
- 18:26 Kaza Nedeniyle Karadeniz Sahil Yolu Kapandı
- 18:25 ANAHTAR PARTİLİ ŞENTÜRK, TMO’YU SORGUYA TUTTU!
- 18:14 Ordu-Giresun Havalimanı'na Yeni Körük ve CIP Salonu Müjdesi
Fındık Fiyatı
Yangın ve Sorumluluk Tartışması
TBMM Genel Kurulu'nda, yangının sorumluları hakkında Meclis araştırması açılması önergesinin gündeme geldiği bu konuşmada, Şanlıtürk, partisinin tutumunu ve sorumluluğa dair net görüşlerini paylaştı. Yangının faturasının sadece maddi zararlarla sınırlı kalamayacağını, aynı zamanda toplumsal sorumluluğu ve devletin ilgili kurumlarının denetim sorumluluklarını da kapsaması gerektiğini vurguladı.
Yangının Yüreklerde Yarattığı Etki
Şanlıtürk, yangın nedeniyle hayatını kaybeden 78 vatandaş için taziye dileklerinde bulunarak, olayın sadece otele ve yangına maruz kalan insanları değil, tüm Türkiye’yi derinden etkilediğini belirtti. “Bolu’daki yangın sadece 78 insanımızın bedenlerini değil; 85 milyon insanımızın yüreklerini de yakmıştır” diyerek, olayın toplumsal boyutuna dikkat çekti. Yangının, sekiz ailenin yok olmasına ve 36 çocuğun hayatını kaybetmesine yol açtığını söyleyen Şanlıtürk, bu tür acıların bir daha yaşanmaması için toplumsal sorumluluk ve yasal düzenlemelerin önemine işaret etti.
Sorumluluk ve Adalet
Şanlıtürk, yangınla ilgili olarak sorumluların hesap vermesi gerektiğini vurguladı. “Sönmüş ocaklar üzerinden kutuplaşma sahnesi kurmak namertliktir” diyerek, sorumluluktan kaçmanın ve suçluları gizlemenin doğru olmadığını ifade etti. Bu tür felaketlerin ardından, tüm kurumların üzerine düşeni yapması ve adaletin tecelli etmesi gerektiğini söyledi. Aynı zamanda, adaletin yerini bulması için yargının ve Devlet Denetleme Kurulu’nun devreye girmesi gerektiğini belirtti.
Yangın Güvenliği ve Denetim Eksiklikleri
Şanlıtürk, Türkiye’deki binaların yangına karşı yeterli önlemleri alıp almadığının denetlenmesi gerektiğini söyledi. Özellikle, otel gibi umuma açık alanların yangın güvenliği açısından sıkı bir denetimden geçmesi gerektiğini belirtti. Bu tür binaların projelerinde, yangın merdivenleri, kaçış alanları, yangın söndürme sistemleri gibi hayati önlemlerin yer alması gerektiğini vurgulayan Şanlıtürk, 2012 yılı sonrası projelerde yangın güvenliği denetimlerinin yetersiz kaldığını ve bu tür eksikliklerin daha sonra büyük felaketlere yol açabileceğini belirtti. Ayrıca, yangın güvenliği açısından yapılan eksikliklerin giderilmesi için zaman verilmesi gerektiğini ve eksikliklerin giderilmemesi durumunda otellerin faaliyetlerinin durdurulması gerektiğini söyledi.
Sorumluluk Paylaşımı ve Kamu Görevlilerinin Liyakatı
Yangın sonrası ortaya çıkan eksiklikler hakkında eleştirilerini dile getiren Şanlıtürk, belediyelerin ve ilgili bakanlıkların bu tür felaketlerdeki sorumluluklarını yerine getirmediğini söyledi. Belediyelerin, itfaiye birimlerinin yeterli eğitim ve donanıma sahip olmadığını, buna bağlı olarak yangın anında etkili müdahalede bulunulamadığını belirtti. Ayrıca, belediye başkanlarının ve kamu görevlilerinin liyakat esasına göre görevlendirilmesi gerektiğini, akraba kayırmacılığının önlenmesi gerektiğini ifade etti. İtfaiye çalışanlarının eğitilmesi ve yangın güvenliği denetimlerinin düzenli olarak yapılması gerektiğini belirten Şanlıtürk, devletin bu tür felaketlere karşı daha etkili bir hazırlık yapması gerektiğini savundu.
Binaların Yangına Dayanıklı Olması Gerekir
Şanlıtürk, binaların yangına dayanıklı malzemelerle inşa edilmesi gerektiğini belirterek, özellikle dış cephelerde kullanılan malzemelerin yanıcı olmaması gerektiğini ifade etti. Yangın merdivenleri, acil aydınlatma sistemleri ve yönlendirme levhalarının her binada zorunlu olması gerektiğini belirten Şanlıtürk, yangın güvenliği ile ilgili denetimlerin belli aralıklarla yapılması gerektiğini söyledi. Ayrıca, binaların iç yapısının yangına dayanıklı malzemelerle yapılması gerektiğini ve herhangi bir yangın durumunda, yangının hızlı bir şekilde söndürülmesini sağlayacak sistemlerin bulunması gerektiğini belirtti.
Sonuç ve Hukuki Adımlar
Şanlıtürk, yangın felaketi ile ilgili olarak yargının işlevini yerine getirmesi gerektiğini belirtti ve sorumluların en ağır şekilde cezalandırılacağına olan inancını ifade etti. Ancak, yangının ardından alınması gereken hukuki önlemlerin yalnızca suçluların cezalandırılması ile sınırlı kalmaması gerektiğini, aynı zamanda bu tür felaketlerin bir daha yaşanmaması için gerekli düzenlemelerin hızla yapılması gerektiğini söyledi. Özellikle yangın güvenliği, bina yapımı ve denetimleriyle ilgili yasaların güçlendirilmesi gerektiğini belirten Şanlıtürk, binaların güvenliğinin ve denetiminin daha ciddi bir şekilde ele alınması gerektiğini vurguladı.
Konuşmasını, “Faturayı yaban hayvanlarına mı çıkaracağız?” sorusu ile tamamlayan Şanlıtürk, yangının sorumluluğunun sadece ilgili otelin değil, tüm kamu kurumlarının ve yetkililerinin olduğunu belirtti.
Şeyma YILMAZ