6 Ekim 2026 Salı
SON DAKİKA
  • DOLAR 46,66 ₺ ▲
  • EURO 53,18 ₺ ▼
  • STERLİN 61,85 ₺ ▲
  • G.ALTIN 6.005,93 ₺ ▲
  • BTC 2.719.735,00 ₺ ▼
  • BİST 14.121,83 ▼

Katledilişinin 36. yılında rahmetle anıyoruz

Gündem 14
Yayınlama: 06 Ekim 2026 Salı 09:36 | Güncellendi: 06.10.2026 10:35
Bahriye Üçok Unutulmadı Katledilişinin 36. Yılında Anılıyor
Katledilişinin 36. yılında rahmetle anıyoruz

Bahriye Üçok Kimdir? 1990’daki Bombalı Suikastın Ardından 36 Yıl Geçti


Laiklik ve cumhuriyet değerlerini savunan akademisyen, tarihçi ve eski Ordu Milletvekili Bahriye Üçok, 6 Ekim 1990’da evine gönderilen bombalı paketin patlaması sonucu yaşamını yitirdi. Üçok, katledilişinin 36. yılında anılıyor. Yurttaş Birlikteliği tarafından düzenlenecek “Laiklikten Vazgeçmiyoruz” panelinde Üçok’un düşünsel mirası ve laiklik mücadelesi ele alınacak.

 

CUMHURİYET AYDINLANMASININ ÖNCÜ İSİMLERİNDENDİ

Türkiye’nin akademi ve siyaset tarihinde iz bırakan isimlerden Bahriye Üçok, 1919 yılında Trabzon’da doğdu. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Ortaçağ Türk ve İslam Tarihi Bölümünden mezun olan Üçok, eğitimini Devlet Konservatuvarının opera bölümünde de sürdürdü.

Akademik kariyerini Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde sürdüren Üçok, İslam tarihi alanındaki çalışmalarıyla tanındı. Fakültenin ilk kadın öğretim üyeleri arasında yer alan Üçok, dini konuları tarihsel ve bilimsel bir bakış açısıyla ele almasıyla öne çıktı.

“İslamdan Dönenler ve Yalancı Peygamberler”, “İslam Devletlerinde Kadın Hükümdarlar” ve “Atatürk’ün İzinde Bir Arpa Boyu” adlı eserleri bulunan Üçok, dinin siyasal amaçlarla kullanılmasına karşı görüşleriyle de kamuoyunda tanındı.

 

SENATÖRLÜKTEN ORDU MİLLETVEKİLLİĞİNE

Bahriye Üçok’un yaşamı yalnızca akademik çalışmalarla sınırlı kalmadı. 1971 yılında Cumhuriyet Senatosuna Cumhurbaşkanınca seçilen üyeler arasında girdi. Daha sonra Cumhuriyet Halk Partisine katılan Üçok, 12 Eylül 1980 darbesinin ardından kurulan Halkçı Partinin kurucu üyeleri arasında yer aldı.

1983 genel seçimlerinde Ordu milletvekili seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisine giren Üçok, 17. Dönem’de parlamentoda görev yaptı.

Üçok, siyasi yaşamında laiklik, kadınların toplumsal konumu ve dinin siyasetle ilişkisi konularındaki görüşlerini dile getirdi. Bu yaklaşımı, dönemin tartışmalarında kendisini öne çıkan isimlerden biri haline getirdi.

TBMM kayıtlarında da Üçok’un akademik çalışmaları, senatörlüğü ve Ordu milletvekilliği yer alıyor.

 

6 EKİM 1990: EVİNE GÖNDERİLEN BOMBALI PAKETLE ÖLDÜRÜLDÜ

Bahriye Üçok, 6 Ekim 1990’da Ankara’nın Çankaya ilçesindeki evinde uğradığı bombalı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde hafızalara kazınan suikastın yöntemi ve öncesindeki gelişmeler, olayın en dikkat çekici yönleri arasında yer aldı.

Dönemin gazete haberlerine ve TBMM tutanaklarına yansıyan bilgilere göre Üçok’a, İstanbul’dan özel bir kargo şirketi aracılığıyla bir paket gönderildi. Gönderici bölümünde “İlmi Araştırmalar Vakfı” adı ve İstanbul’da bir adres bulunuyordu. Ancak bu bilgilerin gerçek göndericiyi gösterdiği doğrulanmış değildi.

Paketin içindeki bomba, Üçok tarafından evinde açıldığı sırada patladı. Patlamada ağır yaralanan Üçok, Hacettepe Hastanesine kaldırıldı. Yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

7 Ekim 1990 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan haberlerde, bombanın kitapların içine yerleştirildiği ve patlamanın Üçok’un ölümüne neden olduğu aktarıldı. Saldırının ardından Ankara ve İstanbul emniyet birimleri ile adli makamlar soruşturma başlattı.

Olay, yalnızca bir akademisyenin öldürülmesi olarak değil, dönemin laiklik ve din-siyaset ilişkisi tartışmaları bağlamında da geniş yankı uyandırdı.

 

CİNAYETİ KİM İŞLEDİ? SORUŞTURMA VE FAILİ MEÇHUL DOSYA

Bahriye Üçok cinayetinin ardından saldırının sorumlularının belirlenmesi için soruşturma yürütüldü. Dönemin basınında, kendisini “İslami Hareket” adlı örgütle bağlantılı gösteren bir kişinin saldırıyı üstlendiğine ilişkin haberler yayımlandı.

Ancak bir saldırının telefonla üstlenildiğine ilişkin haberler, tek başına faillerin kimliğini ve örgütsel bağlantısını hukuken kanıtlamıyor. Bu nedenle cinayetin aydınlatılmasına ilişkin değerlendirmelerde, dönemin iddialarıyla yargı mercilerince kesinleştirilmiş bulguların birbirinden ayrılması gerekiyor.

Bahriye Üçok, yıllar içinde Türkiye’de faili meçhul siyasi cinayetler başlığı altında anılan isimlerden biri oldu. Cinayetin arkasındaki kişi ya da kişilerin kimliği ve saldırının bütün bağlantıları, olayın tarihsel hafızadaki temel soruları arasında yer almaya devam ediyor.

Üçok’un öldürülmesi, 1990’lı yılların başında farklı tarihlerde öldürülen gazeteci, akademisyen ve aydınlara yönelik saldırılarla birlikte de hatırlanıyor. Bu cinayetler, Türkiye’de düşünce özgürlüğü, siyasi şiddet ve demokratik hukuk düzeni konularındaki tartışmaların önemli başlıkları arasında bulunuyor.

 

LAİKLİK MÜCADELESİ VE BAHRIYE ÜÇOK’UN DÜŞÜNSEL MİRASI

Bahriye Üçok’un düşünsel mirasının merkezinde, dinin tarihsel ve bilimsel yöntemlerle incelenmesi, kadınların toplumsal yaşamda eşit biçimde yer alması ve laiklik ilkesi bulunuyordu.

Üçok’un yaklaşımı, dini inançların siyasi çıkarlar doğrultusunda kullanılmasına yönelik eleştirileriyle de şekillendi. Akademik çalışmalarında İslam tarihini ele alan Üçok, dinin yorumlanması ve toplumsal yaşamdaki yeri konusunda bilimsel tartışmaların önemini savundu.

Öldürülmesinin üzerinden 36 yıl geçmesine rağmen adı, laiklik ve cumhuriyet değerleri üzerine yürütülen tartışmalarda anılmayı sürdürüyor. Üçok’un yaşamı ve ölümü, farklı görüşlerin şiddet yerine demokratik tartışma ve hukuk çerçevesinde ifade edilmesi gerekliliğini de yeniden gündeme getiriyor.

 

“LAİKLİKTEN VAZGEÇMİYORUZ” PANELİ DÜZENLENECEK

Yurttaş Birlikteliği, Bahriye Üçok’u katledilişinin 36. yılında anmak amacıyla bugün bir program gerçekleştirecek.

Verilen programa göre Üçok, ilk olarak mezarı başında anılacak. Ardından saat 14.00’te Ankara’daki Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde “Laiklikten Vazgeçmiyoruz” başlıklı panel düzenlenecek.

Panelin kolaylaştırıcılığını Yurttaş Birlikteliği Sözcüsü Avukat Şenal Sarıhan üstlenecek. Akademisyen Prof. Dr. Nejla Kurul ile feminist aktivist Berrin Sönmez’in konuşmacı olarak katılacağı etkinlikte Bahriye Üçok’un düşünsel mirası, laiklik mücadelesi ve günümüzde laikliğin önemi ele alınacak.

Bahriye Üçok’un ölümünün 36. yılında düzenlenen anma programı, bir yandan Türkiye’nin yakın tarihindeki siyasi şiddet olaylarını hatırlatırken diğer yandan laiklik, bilimsel düşünce ve demokratik toplum ilkeleri üzerine tartışmaları yeniden gündeme taşıyacak.