Altınordu Belediyesi, kentin kültürel ve tarihi değerlerini bir bütün olarak ele alan çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda düzenlenen 3. Ordu Ahmet Özdemir Klarnet Festivali, tarihi Kurul Kalesi’nde gerçekleştirilen özel performansla farklı bir boyut kazandı.
TARİHİ MEKÂNDA ÖZEL PERFORMANS
Dünyaca ünlü klarnet yapımcısı Ahmet Özdemir’in doğup büyüdüğü Ordu’da gerçekleştirilen festival kapsamında, Karadeniz Bölgesi’nin ilk bilimsel arkeolojik kazı alanı olan Kurul Kalesi’nde müzik ve tarih bir araya getirildi.
Etkinliğin, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan alınan özel izin kapsamında gerçekleştirildiği belirtildi. Ana Tanrıça Kibele Heykeli’nin bulunduğu tarihi alanda düzenlenen performansla Kurul Kalesi’nin kültür ve turizm açısından sahip olduğu potansiyele dikkat çekildi.
“ORDU’NUN TARİHİNE ÖZGÜN BİR İZ BIRAKTIK”
Altınordu Belediye Başkanı Ulaş Tepe, Kurul Kalesi’nde gerçekleştirilen etkinliğin Ordu’nun kültür ve turizm geleceği açısından önemli olduğunu belirtti.
Başkan Tepe, “Kültür ve Turizm Bakanlığımızdan aldığımız özel izinle, Ana Tanrıça Kibele Heykeli’nin bulunduğu Karadeniz Bölgesi’nin ilk bilimsel arkeolojik kazı alanı olan Kurul Kalesi’nde özel bir müzikal performans gerçekleştirdik. Tıpkı Efes’te, Aspendos’ta ve diğer antik kentlerde uygulandığı gibi Kurul Kalesi’nin ziyarete ve özel performanslara açılarak turizme kazandırılması adına da bir ilki ortaya koyduk. Ordu’nun tarihine, kültürüne ve turizm geleceğine özgün bir iz bıraktık” dedi.
“KURUL KALESİ’Nİ TURİZME KAZANDIRALIM”
Kurul Kalesi’nin Ordu için önemli bir turizm potansiyeli taşıdığını vurgulayan Tepe, tarihi alanın hak ettiği değere kavuşması gerektiğini ifade etti.
Tepe, “Binlerce yıllık tarihin izlerini taşıyan Kurul Kalesi’ni hak ettiği değerle geleceğe ve turizme kazandıralım. Bu anlamda ortaya konulacak her çalışmanın ve gelişmenin takipçisi, destekçisi olacağız” diye konuştu.
Gerçekleştirilen klarnet performansıyla Kurul Kalesi’nin yalnızca arkeolojik değeriyle değil, kültür ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yapabilecek bir destinasyon olarak da değerlendirilmesine yönelik dikkat çekici bir adım atılmış oldu.
