ORÇEV’DEN ORDU BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ÖNÜNDE AÇIKLAMA
Ordu Çevre Derneği (ORÇEV), Korgan ve Aybastı yaylalarında yürütülen maden arama sondajlarına ilişkin basın açıklaması yaptı. Ordu Büyükşehir Belediyesi önünde gerçekleştirilen açıklamaya siyasi partilerin, sendikaların ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de destek verdi.
Basın açıklamasını ORÇEV Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Haluk Türkmen okudu. Türkmen, Korgan ilçesindeki Turnalık ve Çobantepe ile Aybastı ilçesindeki Perşembe Yaylası çevresinde yürütülen sondaj çalışmalarının doğal çevre, mera alanları, ormanlar ve su kaynakları üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Sondaj çalışmalarının durdurulmaması durumunda ciddi çevresel sorunların yaşanabileceğini belirten ORÇEV, açıklamasında Erzincan’ın İliç ilçesinde meydana gelen maden faciasını da hatırlatarak yetkilileri uyardı.
SONDAJ İZNİNE KARŞI AÇILAN DAVA
Avukat Haluk Türkmen’in açıklamasına göre, Taşyapı İnşaat AŞ tarafından Korgan ilçesindeki Turnalık ve Çobantepe ile Aybastı ilçesindeki Perşembe Yaylası çevresinde altın madeni arama ve rezerv tespiti amacıyla sondaj çalışmaları yürütülmesi için 2024 yılı Temmuz ayında Ordu Valiliği Mera Kurulu tarafından izin verildi.
Türkmen, aynı kurulun Nisan 2024’te sondaj çalışmalarına oy birliğiyle izin vermediğini, ancak daha sonra kararın değiştirildiğini ve bu kez oy çokluğuyla izin verildiğini ifade etti.
ORÇEV ve yörede yaşayan bazı yurttaşların, sondaj iznine ilişkin karara karşı yargı yoluna başvurduğunu belirten Türkmen, dava öncesinde Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden dört akademisyenin incelemelerine dayanan bilirkişi raporunun da mahkemeye sunulduğunu aktardı.
Türkmen’in verdiği bilgiye göre Ordu İdare Mahkemesi, ilk aşamada yürütmenin durdurulmasına karar verdi ve ardından sondaja izin veren Mera Kurulu kararını iptal etti. Ancak Ordu Valiliğinin kararı istinafa taşıması üzerine süreç yeniden şekillendi.
MAHKEME SÜRECİNDE BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ YAPILDI
İstinaf Mahkemesinin, uyuşmazlığa konu alanda keşif yapılması ve bilirkişi raporu alınmasının ardından karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle önceki kararı bozduğunu belirten Türkmen, dosyanın yeniden Ordu İdare Mahkemesinde ele alındığını söyledi.
Türkmen’in açıklamasına göre, mahkemenin 2026/95 esas sayılı dosyasında 8 Mayıs 2026 tarihinde keşif gerçekleştirildi. Dokuz kişilik, farklı uzmanlık alanlarından akademisyenlerin yer aldığı bilirkişi heyeti, ruhsat alanında inceleme yaptı.
ORÇEV, keşif sonrasında hazırlanan bilirkişi raporunun, sondaj faaliyetlerinin doğal çevre ve ekosistem üzerindeki olası etkilerine ilişkin itirazlarını desteklediğini savundu.
Türkmen, Ordu Valiliği ve davaya müdahil olan şirketin bilirkişi raporuna itiraz ettiğini, mahkemenin de bu itirazlar doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor istediğini belirtti. Dernek tarafından mahkemeye çeşitli dilekçeler, fotoğraflar ve video kayıtları sunularak yürütmenin durdurulması talebinin yinelendiği ifade edildi.
“SONDAJ ALANLARINDA ÇEVRESEL TAHRİBAT YAŞANIYOR”
Basın açıklamasında sondaj alanlarına ulaşım amacıyla açılan yolların, mera ve orman alanlarının bütünlüğünü bozduğu ileri sürüldü. Türkmen, usulüne uygun yapılmadığını savundukları sondaj çalışmaları nedeniyle ekosistemin zarar gördüğünü dile getirdi.
Sondaj faaliyetleri sırasında ortaya çıkan atıkların ve suların dere yataklarına ve su kaynaklarına deşarj edildiğini öne süren Türkmen, bu durumun hayvan ölümlerine neden olduğunu iddia etti.
Açıklamada, biri hamile olmak üzere üç büyükbaş hayvanın öldüğü belirtilirken, yaşanan olaylarla ilgili suç duyurularında bulunulduğu ifade edildi. Türkmen, çevresel etkilerin denetlenmesinden sorumlu kurumların yapılan uyarılara yeterli karşılığı vermediğini savundu.
ORÇEV, bölgede yaşandığını belirttiği çevresel sorunların araştırılmasını ve sorumlulukların ortaya çıkarılmasını istedi. Bu iddialar, derneğin basın açıklamasında dile getirilen değerlendirmeler olarak aktarıldı.
EK BİLİRKİŞİ RAPORUNDA “EKOSİSTEMİN KORUNMASI” VURGUSU
Türkmen, mahkemenin talebi üzerine hazırlanan ek bilirkişi raporunun da dosyaya sunulduğunu belirtti. Açıklamaya göre, ek raporda önceki değerlendirmeler genişletilerek bölgedeki ekosistemin korunmasının üstün kamu yararı açısından önem taşıdığı yönünde görüş bildirildi.
ORÇEV, bu raporun ardından yürütmenin durdurulması kararı verilmesini beklediklerini, ancak mahkemenin bu kez ziraat bilirkişisinden yeni bir ek rapor istediğini ifade etti.
Türkmen’in aktardığına göre, son ek raporda yöredeki büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık ile arıcılık faaliyetlerinden elde edilebilecek yıllık ekonomik getiriler hesaplandı. Dernek, ekonomik getirilerin değerlendirilmesinin yanı sıra ekosistemin korunması gerekliliğinin de dikkate alınması gerektiğini savundu.
ORÇEV’e göre yargı sürecinin devam etmesi, sondaj çalışmalarının sürmesi halinde ortaya çıkabilecek çevresel riskler bakımından önem taşıyor. Dernek, mahkemenin kararını bekledikleri süreçte doğal alanların korunmasına yönelik tedbirlerin alınmasını talep ediyor.
ORÇEV’DEN MAHKEMEYE VE YETKİLİLERE SORULAR
Basın açıklamasında, bilirkişi raporlarında ekosistemin korunması gerektiğine ilişkin değerlendirmeler bulunduğu belirtilerek yürütmenin durdurulması kararı verilmemesi sorgulandı.
Avukat Haluk Türkmen, kamu yararının yalnızca kısa vadeli ekonomik kazanç üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savunarak hayvancılık, arıcılık, yöre halkının geçim kaynakları ve doğal yaşamın uzun vadeli etkilerinin de hesaba katılmasını istedi.
Açıklamada şu sorular öne çıktı:
-
Bilirkişi raporlarında ekosistemin korunmasına dikkat çekilmesine rağmen yürütmenin durdurulması kararı neden verilmiyor?
-
Kamu yararı değerlendirmesinde kısa vadeli ekonomik getirilerin yanında uzun vadeli çevresel ve toplumsal sonuçlar neden yeterince dikkate alınmıyor?
-
Yörede yaşayanların hayvancılık ve arıcılık gibi faaliyetlerle sağladığı ekonomik katkılar neden göz ardı ediliyor?
-
Fatsa’da ve Erzincan’ın İliç ilçesinde yaşanan maden kaynaklı çevre sorunlarından neden yeterince ders çıkarılmıyor?
-
Yargı sürecinin uzaması ve sondaj çalışmalarının devam etmesi, doğal alanlarda geri dönüşü olmayan zararlara yol açabilir mi?
ORÇEV, bu soruların yanıtlanması ve bölgedeki faaliyetlerin çevresel etkilerinin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
“ORDU’NUN GELECEĞİ DOĞASINI KORUMAKTIR”
Açıklamanın sonunda Ordu’nun doğal varlıklarının gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekildi. Dernek, yaylaların, meraların, ormanların, su kaynaklarının ve bu alanlara bağlı geçim faaliyetlerinin korunması gerektiğini belirtti.
Anayasa’nın 56. maddesinde yer alan sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına atıfta bulunan ORÇEV, doğanın korunmasının hem kamunun hem de yurttaşların sorumluluğu olduğunu ifade etti.
Dernek, Korgan ve Aybastı yaylalarındaki sondaj faaliyetlerine ilişkin yargı sürecinin çevresel etkiler gözetilerek sonuçlandırılmasını ve doğal alanların korunmasına yönelik gerekli adımların atılmasını istedi.
ORÇEV’in açıklaması, bölgede maden arama faaliyetleri, çevrenin korunması, yöre halkının geçim kaynakları ve kamu yararının nasıl değerlendirileceği konularındaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
